Büyük Patlama ve Tanrı

Büyük Patlama ve Tanrı

08 Ekim

Büyük patlama evrenbiliminin ( kozmoloji) en önemli keşiflerinden biridir. Bu konunun felsefi önemi ise idealist felsefeyi hadi kibarlaştırmayalım yaratılışçı-dinci kesimleri ideolojik olarak beslemesidir. Bu konu hakkında daha derin bir araştırma ve yazı gerekiyor ama bir başlangıç yapalım.

Büyük Patlama teorisi (big-bang) evrenimizin takriben 13 milyar yıl önce bir anda meydana gelen bir patlamayla olduğunu söyler. Bu teori teori haline gelmesi için gereken gözlemlerle uyuşma testini geçmiştir. Yaratılışçıların aradığı da
böyle bir teoriydi zaten. Onlar bir göz isterken Allah onlara çift göz vermişti. Demek ki tanrı ol demiş ve evren olmuştu. Tıpkı kutsal kitaplardaki gibi.
Bu teoriye karşı çıkan materyalist bilim insanlarından bazıları ilginç tezler ortaya attılar. Nobel ödüllü fizikçi Hannes Alfvén tarafından ortaya atılan teoriye göre evren plazma ağırlıklıdır (ki öyle)
ve elektromanyetik kuvvetler evrende baskındır. Bilgisayar modellemeleri ve simülasyonuna dayanan bu teori evrende bir başlangıca ihtiyaç duymuyor. Bu teori ne kadar geçerlidir bilemeyiz ama bilim insanlarınca pek rağbet görmemektedir. Yaratılışçılar ise big-bang bing-bang diyerek bilim savunuculuğu yaparken aynı cevvaliyeti evrim teorisi konusunda göstermeye hep bir isteksizlik duyuyorlardır. Büyük Patlamanın ne bir başlangıç ne de bir son olduğunu farketmek uzun sürmedi. Bazı bilim insanlarının çabasıyla paralel evrenler ya da çoklu evrenler modeli ortaya atıldı. Buna göre evrenimiz sonsuz sayıdaki büyük patlamadan yalnızca birinin sonucuydu ve bizimki gibi çok sayıda – belki de sonsuz sayıda- evrenden biriydi. Öyleyse evrenimizin başı ve sonu var ise de mega-evrenin başı ve sonu olmayabilirdi. O halde tanrı fizikten elini yavaş yavaş yeniden çekebilir. Yaratılışçılar ise halen big-bang diyorlar. YEni evrenlerin keşfi onları susturmaya yeter mi bilemem ama karanlığın azgınca esir aldığı dünyamıza bir ışık yakacaktır.
Paralel Evrenler teorisi Şişme Kuramı’ndan türemiş. Patlamanın nedenini nasılını değil de kendisini innceleyen standart paralel evrenler vs. Big bangBP kuramına karşın Alan Guth 80lerde şişme kuramını geliştirdi. Buna göre evren on üzeri eksi 35 saniye kadar süren
bir şişme dönemi geçirdi.Bu kısacık zamanda evren aşırı miktarda bir büyüme gösterdi. Bu arada da aşırı ve ani bir soğuma yaşadı. Ancak şişme kuramı şişme sonrası dönemi açıklayamıyordu. Andre Linde şişme kuramını kuantum alan kuramlarıyla açıklıyordu. Kısa ve özcesi skaler alandaki kuantum  dalgalanmaları, enerji iniş çıkışları uygundurumda aniden şişiyor ve makroskobik boyuta ulaşabiliyorlardı.
Bu da yeni bir evrenin oluşmasına denk geliyordu.Yoğun enerjili bölgelerin patlayıp şişmesi yeni evrenlerin oluşması demekti. Böylece mega evren okyanusunda adalar oluşuyordu.  Bu kurama evren sayısının sonsuz olması bazı fantastik sonuçlar da doğuruyor. Bazılarına göre sizin bir ikizinz başka bir evrende olabilir vs. Bu fantazileri bilim kurguya bırakırsak modern kozmoloji ve fiziğin dinin alanına git gide yaklaştığı ve tıpkı evrimin tanrıyı biyolojiden çıkardığı gibi bir final maçına hazırlandığını görebiliriz.
Stephen Hawking’in fizikte tanrıya yer kalmadı sözü de bunu anlatıyor sanırım. Fazlaca yüzeysel olan bu yazıyı daha derinlemesine sürdürebiliriz diye umuyorum.

Kaynak: Bilim teknik ağustos 2010 -513

Yorum yaz