Eskişehir Efsanevi Tiyatro Atölyesi

Eskişehir Efsanevi Tiyatro Atölyesi

31 Mart

Eskişehir Üreti-yorum Tiyatro atölyesi çalışmalarına hızla ve her yerde devam ediyor :)

Atölyemizin çalışma planını kurgularken öncelikli olarak Stanislavski oyunculuğunu atölyemiz oyuncularıyla hep beraber keşfetmiş ve oyunculuğumuzu bu yönde şekillendirmiştik.

Öncelikli olarak serbest fiziksel aksiyon çalışmaları yaparak imgesel tasarım kavramını kavramaya ve ufkumuzu bu yönde geliştirmeye çalıştık. Bunun yanı sıra grup ritim duygusunu ön plana çıkaran çeşitli egzersizler ve oyuncular oyunlarını oynadık.

Sonrasında yine bu aktarım çalışmaları diyebileceğimiz çalışmalara verili durumları olan fiziksel aksiyonlarla devam ettik. Bu çalışmalarla beden dilini kullanmayı öğrendik. Bu arada grup olarak yapabileceğimiz grup önemini ön planda tutan çeşitli egzersizlerle her birimizin bütünü oluşturduğunu ve her parçanın bütünde önemli olduğunu öğrendik.

Sonra ses kullanımını ön plana çıkaran verili durumlarla vokal kullanımlı fiziksel aksiyon çalışmaları yaptık. Ses kullanımı yakın-uzak kavramlarını burada öğrendik.

Genel olarak tüm çalışmalarımızda oyunculuk kriterlerimiz olan;
-Skor ve Organizasyon
-İmgesel Tasarım ve İç aksiyon
-Üslup ve Dramaturji
-Ekonomi ve Bedensel Kullanım (Jest ve Mimik Enflasyonu)

kavramlarını öğrendik. Ve oyunculuğumuzu bu kriterler üzerinden değerlendirdik. Birbirimizi geliştirici yönde eleştiriler sunduk. Oldukça işe yaradı.

Üzerinde kısmen durduğumuz kavramlardan biri de alan ve sahne kullanımı ve bunlar arasında ki farklar oldu. Bu konuyu atölyede hala işlemeye devam ediyoruz.

Önümüzdeki atölye günlerinde vokal ve ses kullanım kavramları üzerinde çalışmalara devam edeceğiz. Tirad çalışmalarımız başlayacak.

Ve Eskişehir Üreti-yorum olarak gideceğimiz köye bir oyunla gitmeye karar verdik. Önümüzdeki günlerde oyun çalışmalarında yoğunlaşacağız.

Bu arada 2 hafta boyunca çalışmalarımızı Eskişehir emekçi semtlerinden olan Gültepe mahallesinde açık hava tiyatro anfisinde yaptık. Burada çalışmalarımıza mahalleli çocukları da dahil ederek içlerinden birinin aklına gelen bir skeci onlarla beraber sahneledik.

Onlarla sahnelediğimiz bu oyunda gördük ki çocuk da olsalar kapitalizmin sömürüsüne evlerindeki televizyonlarla nasılda maruz kalıyorlar. Bilinçaltlarında hep popçu olmak star olmak gibi kavramlar var. “ben star olacağım okumama gerek yok” larla şekilleniyor yaşamları. Ve öyle inanmışlar ki bunun gerçekliğini.

Uzun uzun konuşma fırsatı bulamasak da dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık onlara gerçek dünyayı. Çocuk akıllarıyla orda ikna oldular. Sözler verdiler. Onları okullarında, evde tv karşısında maruz kaldıkları sömürüden, yabancılaşmadan tümüyle kopartamamanın verdiği borçlulukla o günlük çalışmamızı bitirdik.

“Borçlusun sen yaşamın kendisine”
ESKİŞEHİR ÜRETİ-YORUM TİYATRO ATÖLYESİ

       verili durumlarla fiziksel aksiyon çalışmlarından

       

 

Yorum yaz