Kadının Büyük Dönüşüm ile Üretime Katılması Üzerine

Kadının Büyük Dönüşüm ile Üretime Katılması Üzerine

14 Eylül

Şimdi bu zamana kadarki okumaları temel olarak ele alacak olursak kadın sorunu ile ilgili farkına vardığım yeni bir gerçekliği belirtmek isterim: Artık aile maaşı ortadan kalkmaya başlamıştır. Feministlerin en çok güvendikleri argümanlardan biriydi. Sanayi devriminden sonra kadınlar çocuklar ve erkekler toplu hali üretime dahil olmuştu. Hatta erkekler bu üretime daha zor dahil olur olmuşlardı, çünkü kadınlar ve çocuklar daha az ücrete daha çok çalıştırılıyorlardı. Bu durumdan sonrası feministleri pek sevindirir çünkü önemli argümanlardan biridir.

Buradan sonra “patriyarka” kendini her sistemde yeniden üretebilen “şey” olarak karşımıza çıkar. Patriyarka ile kadınların bu aktif üretim süreci baltalanır. Kapitalist sistem erkeklerin hoşnutsuzluğu karşısında “daha fazla dayanamaz” (zavallı sistem:( ) ve bu duruma bir çözüm bulur: Aile maaşı. Erkeğin bir aileyi geçindirebilecek kadar maaş alması olayı.

Tam olarak bu feministlerin dediği gibi böyle olmuş olmasa da buna benzer şekilde gelişmiştir. Bugüne kadar Türkiye’de de sistem aile maaşı idi. Kadın ev içi emeği ile ücretsiz köle olarak kapitalist sisteme artı değer sağlar iken, erkek ailenin direğiydi.
Bugün artık daha fazla sömürü yolları arayan ve neoliberalizmle daha da azgınlaşan kapitalizm daha fazla insanı üretime katmaya çalışıyor. Kadınları üretime katmak için fonlar bile oluşturuluyor. Özellikle Kürt kadınları için. Çünkü Kürt’ün kendisi bile daha ucuz iş gücü iken Kürt kadını iki kat ezilmişliği ile tam bir sömürü kaynağı. Kısacası bu haliyle artık aile maaşı sistemi daha fazla ayakta kalamazdı. İyi de bu sadece bir ekonomik bir dönüşüm mü? Elbette ki hayır. Bu belki de en çok görünen yüzüyle bir toplumsal dönüşüm. Artık o “büyük dönüşüm”le kadın’ın konumu da değişiyor. “Çocuk da yaparım kariyer de”, “Tek taşımı kendim aldım.” naraları da işte tam buraya oturuyor. Kadının ucuz emek gücü olması ve üretime katılmaya çalışılması.

Bu yüzden eski “patriyarkal” sistem (feminist ağzıyla konuşalım) çözülmek zorunda. Kadın ev ekonomisine katkıda bulunmasıyla beraber nispeten daha özgür. (Bu noktada Engelsi anmadan olmaz. Engels de kapitalizmin kadın sorununu büyük oranda çözeceğini söylemiştir.) Kadının iki kat ezilmişliğindeki ikinci kat az da olsa silikleşiyor. Elbette ki burada para kazandığı halde şiddet gören kadını örnek vermek mümkün. Bunun asıl sebebi bu dönüşümün aslında yeni başlamış olması. Tüm burjuva kampanyalar sürecek, reklamlar ve şarkılar bağıracak, fonlar oluşturulacak… Vs vs vs…

Peki geriye ne kalıyor?
Asıl çözümlenmesi gereken yer. Ev içi emeği sorunu. Çocuk da yaparım kariyer de sözünde vücut bulan bu durumu kapitalizm henüz çözmeye niyetli değil. Hatta çözmek bir yana bunu desteklemekte. Evlilik programlarında “Hem çalıştım hem çocuklarıma baktım.”ın bunca alkışlatılması, sanatçıların evde yemek yaptıklarını, temizlik yaptıklarını bir de çocuk baktıklarını bunca bağırmaları… Kadının iki yönlü sömürüsünün en katı şekilde artacağına işaret ediyor. (Yani bir yanıyla özgürleşirken, kapitalist sistem özgürlük balını kadının ağzına çalarken öbür yandan sömürü zincirini ayağına geçiriyor.) Daha az parayla daha çok iş yapan kadın üstüne kendini ağır işçilik olan ev içi işini yapmak zorunda hissediyor ya da erkek ve toplum tarafından bu konuda baskılanıyor. Burjuva medya tarafından da hem evine bakan hem de işine giden kadınlar yüceltiliyor yere göğe konulamıyor. “Kadın dediğin…” ile başlayan cümleler sürüp gidiyor. Erkeklerin kadınların çalışmasına karşı katı tutumları 10 ya da 20 yıl öncesine göre çok daha gevşek. Halen bir baskı olsa da aile maaşının ortadan kalkmasıyla ve kapitalistlerin daha çok emek daha az ücret rotalarıyla geçimin daha da zorlaşması bu tutumun çözülümünü arttırıyor.

Diğer bir önemli nokta ise şu. TÜİK’in 2008 verilerine göre sigortalı erkek işçiler 6 milyon civardında, yine sigortalı kadın işçilerse 1.9 milyon civarında. Kadın işçi sayısı geçmiş yıllara oranla azalıyormuş. Böyle de bir veri var. Bir de DİSK’in verileri var. Kayıt dışı çalışan sayısı 10 milyon. Kadın işçilerde özellikle üzerinde durulması gereken nokta bu. Kapitalist sistemin kadınları özellikle kayıt dışı olarak (sigortasız) sömürmesi. Bunun en önemli sebebi kadının maaşının aileye ek gelir olarak lanse edilmesi ki bu da kadının bütün gün çalışıp ayda 400 milyon almasını açıklayabiliyor. (Tabii ondan önce kapitalist sömürünün daha da artmasıyla geçimin daha da zorlaşması var. Orayı daha önce açıkladık.)

Bu yazının yalnızca tespit kısmı. Bir sonraki yazıda bu durumda nasıl konumlanmamız gerektiğine dair yazacağım.

Yorum yaz