Nerden Nereye?… (1)

Nerden Nereye?… (1)

15 Mayıs

Bu yazı dizisinde, elimden geldiğince, felsefenin günümüze kadar geçirdiği değişimleri, atlattığı ve atlatamadığı badireleri, yaşadığı ümit verici ya da korkunç olayları vs. irdelemeye ve tarihsel bir süreç dahilinde anlatmaya çalışacağım.
Felsefe büyük ihtimal insanlıkla aynı yaştadır. insanla doğup büyüyen bu uğraşının, insanın yaşadığı değişimden bağımsız olarak yoluna devam etmesi düşünülümez.
İlk filozoflar, hep evrenin özüne, temeline dair açıklama girişimlerinde bulunmuşlardır. Sadece bununla ilgilenmişler desek yeridir. Platon’dan itibaren ( belli bir zamana kadar) filozoflar bu öz arayışıyıyla birlikte insanı ilgilendiren bütün sorunlar üzerinde düşünmüşler ve bunlara çözüm ya da alternatifler üretmişlerdir (Hepsi olmasada çoğu bunu yapmıştır). Uzun bir süre felsefe, genel anlamıyla insandan, özelde de toplumdan, bireyden ayrı düşünülmemiştir. Felsefe insan(lık)dan ayrı düşünülmemiştir çünkü; insanın hayatı anlamlandırma girişimlerinde hep onunladır, hatta bu arayış onsuz olmaz. felsefe toplumdan ayrı düşünülmemiştir çünkü; ‘daha iyi ya da iyi bir toplum nasıl olur?’ sorusuna kafa yormuştur. Ve bireylerden ayrı değildir çünkü; hemen hemen her birey bu çabalar içinde özne olabilmiştir.
Bu ilk yazıda Platon ve Aristo’dan bahsedeceğim kabaca… Bu iki filozof döneminde felsefenin el atmadığı, kıyıda köşede unuttuğu, daha sonrasında ‘tüh keşke şunun üzerinde de düşünseydim’ dedirtecek bir konu yoktur neredeyse. Platon en cesur adımlardan birini atmış ve yeni bir ‘devlet’ düzeni sunma cesaretini göstebilmiştir. Bu felsefe için bir mihenk taşıdır savunduğu devlet modeli ütopik olsada… Platon öyle bir adım atmıştırki felsefe tam anlamıyla ete kemiğe bürünmüştür yada şöyle diyelim; felsefe için her şey yolundadır, olması gereken gibidir. Çünkü felsefe şimdiden farklı olarak topluma indirgenebilmiştir. Çünkü felsefe bireysel değil toplumsal mutluluğa dair bir üretim içindedir. Korkak değildildir çünkü.
Yorulduğundan mıdır bilinmez bugünki felsefe felsefe değildir aslında….

Yorum yaz