Sabah Oldu Hayatım

Sabah Oldu Hayatım

21 Haziran

- Ne bakıyorsunuz ?
- Efendim ?
- Ne bakıyorsunuz dedim beyfendi ?
- Aaa çok pardon, tanıdığım birine çok benzettim sizi.
- Yani ?

Sizin kadar yakışıklıydı o da.
O kadar güzel gülerdi ki, elim ayağım birbirine dolanırdı.
Karşısında ne kadar rahat gözüksem de, çizgi film misali atardı kalbim.
Kendimi kaybettiğim bir zaman tanıdım onu. Kendimi onda buldum.
Ellerimiz ilk tutuştuğu zaman anladım aslında “biz” olduğumuzu.
Kocaman yatağın bir köşesinde tek beden olarak uyurduk..
O uyurdu, ben izlerdim. Bazen ağzı açık kalırdı, nefesini her verdiğinde yanakları şişerdi.
Komik gelirdi bana, gülemezdim de uyanmasın diye.
Bir gece tutamadım kendimi güldüm.. Uyandı kısık kısık baktı bana. “Uyusana hayatım” dedi.
Onu seyrederken uykuya dalmak mümkün değildi.
Beş yaşında ki bir çocuğun yaptığı yaramazlık sonucu aldığı cezadan ötürü, dışarıda oynayan arkadaşlarını seyreder misali.
Onun bana herhangi bir şeyi anlatmasına ya da açıklamasına gerek yoktu.
Bazen hiç konuşmazdık. Sadece bakışırdık, gözlerimiz tatlı tatlı sohbet ederken biz hep susardık.
Müzik çok hafif çalardı.. Ben mırıldanırdım, o dinlerdi. Bazen o mırıldanırdı, ben dinlerdim.
Günümün çoğu, onu düşünerek veya izleyerek geçerdi.

Yağmur yağdığı zaman ikimizde bayılırdık dışarı çıkıp yürümeye.
Yere düşen yağmur damlalarını saymaya çalışırdık. “İmkansız hayatım” derdim. “Olsun” derdi.
Zorla saydırırdı bana o yağmur damalalarını. Sırılsıklam olurduk.

“Ben seni hep seveceğim” derdi. Ağlardım sebepsiz yere. Beni sevmekten vazgeçme ihtimali olduğunu düşünürdüm.
Çocukluğumuzu yaşar gibi yaşıyorduk birbirimizi. İnanıyorduk ne olursa olsun………….
Susardık hemen. O yüklemi oturtamazdık hiç bir zaman.
Bir gece yine uyurken, tatlı tatlı seyrediyordum. Kulağına fısıldamak istediğim bir sürü şey vardı.
Uyku tutmadı. Yaktım sigaramı, fısıldamak istediğim her şeyi yazdım ve çantasına attım. Yattım sonra.

Uyudum.

O da uyumaya devam etti.

Uyudum.

Uyumaya devam etti.

Rüyalar gördüm.

O hep uyudu.

Gece uyandım.

O hala uyuyordu.

SABAH KALKTIM.

Keşke dedim, keşke uyandırsaydım. Keşke kağıda fısıldadığım o sayısız cümleyi, yüzüne bağıra bağıra söyleseydim.
Yağmur damlaları içinde bir gün görürsem onu diye, saymaya devam ediyorum işte.

İmkansız biliyorum ama olsun!

- Ne bakıyorsunuz ?
- Efendim ?
- Ne bakıyorsunuz dedim beyfendi ?
- Aaa çok pardon, tanıdığım birine çok benzettim sizi.. Dalmışım kusura bakmayın.
- Neyse, önemli değil.
- Tekrar kusura bakmayın, iyi günler.

Yorum yaz