Üreti-Yorum felsefesi taslağı

Üreti-Yorum felsefesi taslağı

11 Mart

Sanat ve kültür tarih boyunca egemenlerin, egemenliklerini sürdürebilmeleri için kullandıkları baskı ve propaganda aracı olmuştur. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de sistem topluma kendi yaşayış tarzını, kendi bencilliklerini, kendi çıkışsızlığını, güçlü bir araç olan kültür ve sanat cephesiyle empoze etmektedir. Bu bilinçle Üretiyorum baskı ve propoganda aracı olarak kullanılan aynı zamanda insanı yabancılaştıran ve bireyselleştiren kültür – sanat anlayışının yerine kollektif üretim biçiminde bir sanat ve kültür anlayışı geliştirme iddiasıyla ortaya çıkmıştır.

Üretiyorum mekansal sınırları reddeden; ortak eğilim,ortak yetenekler ve yapılmak istenenler doğrultusunda biraraya gelen insanların kollektif bir bilinçle ve gelişimle, aynı zamanda kendi alternatifini de yaratan, bunu topluma çıkar gözetmeden yayan bir tarzda çalışma yürütür. Sanatsal,kültürel, bilimsel gelişmeleri takip eder ve egemenlerin bu alanlardaki herhangi bir sınırlandırmasını reddeder. Üretiyorum, sanatta yeni estetiksel yolları açabilmenin tohumlarını taşır, ve sanatın metalaştırılmasına cephe alır. Bu doğrultuda kültür sanat ve bilimin asıl üretenlerden ve toplumdan koparılmasına karşı çıkar.

1 yorum

  1. hacko2x

    Sanata bakış;Kültür,sanat hiçbir dönemde olmadığı kadar siyasallaşmış ve toplumu etkileyen bir röl üstlenmiştir.Bunun nedenlerini irdelersek küresel sermayenin ,global kültür misyonerlerinin insan bedenini sömürmekle klmayıp artık ruhumuza ,beynimize de sahip olmaya çalıştıklarını görebilyoruz.Buda gösteriyor ki toplumsal huzursuzlukları içimize tam beynizimize sokmaya çalışıyorlar.aklın şekli şemali çizilmiş sadece ne tür bir yöntemle kaba sokulacağı tartışılmaktadır.Toplumun bu denli kıskaç altına alınması beraberinde   bireyi bundan kaçış fırsatları aramaya yönlendirmiştir.ben burda bu fırsatın  kültür_sanat potansiyeliyle kıskaçtan kurtarılabileceği kanısındayım.Kültür sanattın siyasetten farklı işledini düşünüdüren sistem işte tam bu noktada işin içine kendi amaçlarını katıyorlar.İdolojiden siyasetten ayrılmış sanat ; sanatçıyı sanatseverleri tarafsızlık ilkesi etrafında düşündürmeye çalışması aslında şu kaygıyı da berberinde getiriyor.;”taraf ”olmuyoruz peki egemen sınıf , metalar üzerine kurulmuş sanattı adaletsiz  gerçeğin bir bakıma tarafı olmuyormuyuz? Bu da gösteriyor ki aslında tarafsızlık aslında taraf olmaktır…kapitalist sistemin bize dayatığı sanatın bağımsızlığı kavramının içi boşaltılarak ters yüz edilmesiyle ”bağımsız sanat” anlayışı aslında alternatif sanat anlayışını yalnızlaştırmaya çalışmaktadır.ben(biz) onların sanat anlayışlarıyla aramda ki farkı ortaya koyuyorum.Sistemden yana taraf olnalar görülüyor ki alternatif sanat çabalarımızın gelişmesini engelediği apaçık görebiloyruz.çağımızda ülkeler çorak  toprak kokan altı petrol olan ülkelerin işgali savaş oyuncaklarıyla yapılmadı.bunların amacı kültürel sanatsal anlamda  coğrafyaları egemenlikleri altında tutabilmek.Sanat günümüzde ezber ve tekrarın had safhaya ulaşmış bir konumda duruyor.Sanat aslında ezber yada tekrar değil bir yaratım olayı olduğunu eskişehir üretiyomcuları olarak gösteriyoruz.Bizler sanattın bir yaratım olduğunu farkındayız .Nitekim etkinliklerimizde hiçbir zamn tekrar ve ezbere yer vermedik.Sinema atölyesi olarak  film gösteriminden sonra sıcak sohbetlerıimizle ,tiyatro çalışmalırımzda sokaklarda çocuklarla herhengi bir parkta ,fotoğraf atolyesi olarak bir fabrikada bir emekçinin parmaklarında deklanşöre bastık ,ritmimizi halaylara kattık.b,z sanatımızı özü itibariyle devrimci bir çizgide ileriye taşıyoruz.Var olanları kendi kişisel yaratımlarımızla destekliyoruz.Yeniyi bulma ,uygulama ve bundan ders çıkarmak asıl amacımız oldu.Bunda estetik kaygıyısını gerçekçiliğe kurban etmeyi sanata yapılmış bir haksızlık olduğu kanısındayım.Sistemle, doğayla ,kendimizle olan ilişkimiz estetik anlayışımızı açıklıyor.Gerçekliğimiz taklid yada kopye olmadı.burda yeni bir yaratımdan bahsedıyorum. Gerçeklik olgusunun altında yatan çarpık ,yanlış gerçekleri irdelemekle kalmıyor,bunu toplum gerçekliğne yön verecek örnek alınacak  bir aşamaya taşınması gerektiği kanaatindeyim.Zaten gerçeği olduğu gibi tasvir etmek bazı noktalrda yetersızlıkler tasır.Bu nedenle yaptığımız sanatta umut,mücadele,ezilenleri,emekçilieri , ruhumuzu katmalıyız.                                                                                                           hacko2x

Yorum yaz